09/12/2019
180

Antika Parfüm Şişesi ve Ben

Adana Sekoya Kişisel Gelişim ve Danışmanlık Merkezimizden herkese selamlar, sevgiler. Bugün sizlerle paylaşacağım konu, yaşanmış gerçek bir olay. Konunun kahramanı da ben yani Süphan Aytekin. 2017 yılında, matematik öğretmeni olan arkadaşım, bir iş görüşmesi için Gaziantep’e gitmesi gerekti. İnsan Kaynakları Yönetimi Uzmanı olduğum için benden kendisine eşlik etmemi ve bilgi desteğine ihtiyacı olduğunu söyledi. Gaziantep’e giderken “yanımıza bir Antepli alalım” dedik. Hem gurme turizm olsun hem de keyif dolu bir zaman geçirelim diye eski arkadaşım şimdi ki eşim Neşet’i götürdük. İş görüşmemizi yaptık. Ve sadece hafta da bir çıkan yörenin en meşhur yiyeceklerinden olan “Ekşili Tarak” yemeye gittik. Maalesef hafta da bir çıkan ve o gün çıkması gereken yemek yapılmamıştı. İşte buna kısmet denir. Zenginliklerle dolu Antep bizi aç bırakacak değildi tabi ki, neye niyet nelere kısmet diyerek, başka lezzetler tattık.

Gaziantep denilince akla yemekle veya iş ile ilgili hikayeler gelir, fakat bu öyle bir hikaye olmayacak. Gaziantep’e her gidişimizde uğrayıp kahve içtiğimiz yer olan Beyaz Han’ın yolunu tuttuk. İşte hikâye burada başlar. Başlamadan önce, Beyaz Han hakkında kısacık bilgi paylaşımı yapayım. Tarihi geçmişine sizler de internetten bakabilirsiniz. Ben, hanın içinde gördüklerimi aktaracağım sizlere. İçeri girer girmez sol tarafınızda küçük gümüş takılar satan harika bir dükkân, sağ tarafınızda kahveleri yapan işletme, aynı hizada Truva filmine yemenileri yapan Hayri Ustan’nın dükkanı, hemen yanında ipek şal, ipek kravat vb. şeyler üreten küçük bir dükkan, yanında antikacı, onun hemen yanında muhteşem Gaziantep çeyizlik el işleri üretip satan bir dükkan ve avludan oluşan tarihi bir mekandır. Ayrıca; doğal taş ve dokumacılardan oluşan bir de üst katı vardır.

Antika eşyalara düşkün ve koleksiyonunu yapan bir eşe sahip olduğum için tabi ki soluğu antika dükkanında aldık. Sahibi Suriyeli bir genç; kırık türkçesi ve güler yüzü ile bizi karşıladı. Üçümüz dağıldık ve ilgi alanlarımıza göre gezmeye başladık.  Kendimi orta alanda bulunan ve elimi bile uzatmayacağım, dikkatimi bile çekmeyecek olan, hikâyemin adı olan “Antika Parfüm Şişeleri”ne elimi uzattım. Amacım, almak değildi, sadece enerjisel bir çekimdi. Onca dikkatimi çeken eşya varken antika bir parfüm şişesi ve ben…

Şişeyi elime almamla beraber düşmesi bir an kadar kısaydı. Çıt diye şişe dipinden kırıldı ve parçası yerde kaldı. Ben, şişeden daha darmadağın bir hale geldim. Züccaciye dükkanındaki fil gibi hissettim kendimi. Elime tekrar aldım, kontrol ettim amacım fiyatını görmek ve neye mal olduğunu bilmekti. Çünkü bulunduğumuz dükkan eskici değil tam anlamıyla antikacı dükkanıydı. Sahibi geldi ve üzülmemi söyledi ama neye yarar, kırılmasının telefisi olamayacağı gibi üzülmemi de engelleyecek bir şey yoktu.

Hemen ilk aklıma gelen ve herkesin geleceği gibi ücreti nedir sorusu oldu. “Şişe bana ait değil, Fransız bir müşterimin aile yadigârı ve 1800 yıllardan kalma” dedi. Bu bilgi beni daha da kaygılandırdı ve “eyvah” dedim. Müşterisini aramasını ve ücreti sormasını rica etttim. Dükkan sahibi bunun üzerine aradı, Arapça veya Fransızca hangi dilde konuştuklarını anlamayacak kadar kaygılı bir durumdaydım. Telefon açık kalacak şekilde tutarak dükkan sahibi bana şöyle dedi “müşterim, üzülmenizi istemiyor. Canı sağolsun, hediyem olsun kendisine” diyor. Akabinde dükkan sahibi  “o ücret almazsa ben de almam, hediyemizdir size” diyerek beni şaşırtarak mahcup etti. Biz de sembolikte olsa bir ücret ödedik ve kendisine teşekkür ettik.

Çıkıp bir kahve içerken, sakinleşip durumu değerlendirince bir dürüstlük hikâyesi yaşadık. Çünkü istediği fiyatı verebilir, anlamadığımız bir dilde konuştuğu için kolaylıkla kandırabilirdi de.

Onlar, ahlaklı ve dürüst olmayı ilke edinmiş dürüst insanlardı. Profesyonel yaşam koçu olduğum için değerlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ettim. Buradan yola çıkarak; bizler koçluk yaparken değerler çalışmasının ne kadar gerekli ve önemli olduğunu bilir ve kişinin kendi değerlerini öğrenmesini mutlaka sağlarız. Çünkü birey değerlerini bildiğinde yaşamını daha kolay ve anlamlı kılar. Üç kişinin ortak değeri burada dürüstlüktü. Kedilerine bu yazıyı bir borç bilerek yazdım ve örnek olmasını istedim. Dürüstlük kazanır, dürüstlük kazandırır, dürüstlük en önemli değerlerden biridir.

 Değerlerimizi bilmek, kim olduğumuzu bilmektir.

Süphan Aytekin

İKY- Spiritüel Yaşam Koçu